Yüzü güzelleştiren estetik uygulamaları

Yüzü Gençleştiren Estetik Bölgeleri & Uygulamalar

Yüzümüzün, çene ve elmacık kemiği dolgusu, implant işlemleri, kaş kaldırma ve göz torbası tedavisi gibi birçok estetik işlemi yapılabilir. Yüzü gençleştiren ve güzel görünmesi için yapılan estetik işlemleri birbirini destekliyor. 

Yaşlanma belirtileri aynı seansta birçok işlemle ortadan kaldırılabilir. Yüzdeki yorgun ve mutsuz görünüm kırışıklıklar, torba oluşumu ve morluklar, belirginleşen çizgiler hepsi tek bir işlemle ortadan kaybolmaz. 

Bu nedenle istenen sonuca yaklaşmak için yorgun görünüme sebep olan bu deformasyonların ortadan kaldırılması gerekir.

Burun & Çene Estetiği

Burun ve çene birbirlerini destekler. Başarılı bir burun ameliyatı sonrasında, çenenin pozisyonu da onun duruşunu etkiler.

Bu durumda çenenin durumuna göre implant ya da dolgu enjeksiyonu tavsiye edilir. 

Yüz Güzelleştiren Estetik İşlemler
Yüzünüzün daha genç görünmesini saylayacak estetik işlemler

Yorgunluk & Kırışıklık

Eğer yüzünüzde sarkma veya kırışıklıklar ayı anda oluşmuşsa göz kapağı torbaları dururken sadece kaz ayaklarını tedavi etmek de aynı şekilde hastayı istenen sonuca ulaştırmaz. 

Yüzde gençleştirme operasyonu yapılacaksa kırışıklıklar, göz torbaları, kaş düşüklükleri (kaş kaldırma) ve göz altı morluklarının aynı anda tedavi edilmesi tavsiye edilir.

Hacim Eksiklikleri

Genel yüz estetiğinde çene, elmacık kemiği ve dudak gibi bölgelerdeki hacim eksikleri kişinin isteğine göre yapılabilir. Bu operasyonların gerekliliği kişiye göre değişiklik gösterebilir.

Örneğin elmacık kemiği yani yanaklarını fazla çökükse ve çene yan profilden görünümü bozacak kadar geride duran kişilere yapılmalıdır.

Aynı şekilde dudakları çok ince olan ve kişiye aşırı sinirli bir ifade veren kişilere de tavsiye edilir. 

Yüzde estetik bir sorun oluşturmadığı ama daha dolgun ya da çıkık durması durumunda yüze daha fazla çekicilik kazandıran durumlarda ise istekler göz önüne alınır.

argan yağının saça faydaları

Argan Yağının Saç Bakımına Bilinmeyen Faydaları

Daha çok cilt ve saç için kullanılan argan yağının nemlendirici mucizesini bilmeyen yoktur. Saçların daha parlak ve sağlıklı olmasını engelleyen argan yağı saç kırıklarının oluşmasını da engeller. 

Tırnak ve vücut içinde kullanılan bu yağın besleyici etkileri saymakla bitmez. Güzel bir nemlendirici olan argan yağı kuru saçlar için inanılmazdır. 

Argan Yağı Nedir?

Fas’ta yetişen “Arganio Spinaso” çekirdeklerinden elde edilmektedir. Çoğunlukla saf haliyle piyasada bulunan yağ, bazı sağlık sorunlarına şifa olsun diye doğrudan saça ve cilde uygulanabilir. Şampuanlar, sabunlar ve saç şekillendiriciler gibi kozmetik ürünlerinde kullanılmaktadır. Argan yağı omegalar açısından zengindir. Hem saç köklerine hem de uçlarına fayda sağlar.

Argan Yağının Saça Faydaları

  • Saçın parlak görünmesini sağlar,
  • Boyalı saçlarda boyanın kalıcılığını etkiler,
  • Saçları gürleştirir,
  • Sağlıklı saç uzamasına yardımcıdır,
  • Saç uçlarını nemlendirir,
  • Saç kırıklarını onarır,
  • Kepek oluşumunu engeller,
  • Kolay şekil almasına yardımcıdır,
  • Isıya karşı koruma sağlar,
  • Saç dökülmesini önler.

Argan Yağının Kullanımı

Argan yağını temiz saça uygulamak gerekir. Temiz saç kökleri açık ve emilime eğilimli olur. Saç derinizin tamamen ıslanacağı kadar argan yağı uygulamasınız. Yavaş yavaş masaj yaparak, kan dolaşımını hızlandırır hareketlerle saç diplerinize yedirin. Ilık bir havluyla saçlarınızı sarın ve 30 dakika bekleyin.

Yıkayın ve kuruduktan sonra canlı ve parlak saçlar sizinle.

Uyku Kalitenizi Bitkisel Yağlarla Arttırın

Uyku vücudumuzun sağlığı için son derece önem taşıyor. Ancak birçoğumuz stres ve hayat baskısı yüzünden uyumakta zorlanıyoruz. Uzun çalışma saatleri, geç yenen yemekler, kafein tüketimi, iş stresi ve sonraki günü düşünme uykumuzu en çok kaçıranlardan.

Tüm bu stresli düşünceler, uykusuz geçen veya uyku kalitesi düşük olan gecelerin sorumlusu. İyi uyku uyuyamama ve bunun stresini yaşama da ruh halinizi etkileyebilir. Uyku sorununuzu çözmek istiyorsanız bitkisel yağlar sorununuza çare olabilir.

Rahat bir uyku uyumak için bitkisel yağlara başvurmadan önce odanızı iyi bir uykuya hazırlamanız gerekir. Bu da kullanacağınız yağın verimini arttıracaktır. Tüm ışıkları kapatın, telefonunuzu uçak moduna alın ve odanızı öncesinde biraz havalandırın.

Yatağa girmeden önce avuç içlerinize birkaç damla yağ damlatın ve ellerinizi ovuşturun. Avuç içlerinizde ısıttığınız yağı daha sonra boyun, omuz, ayaklar ve karın bölgenize hafif masajlar yaparak yedirin. Kullandığınız bitkisel yağın daha kolay yayılmasını sağlamak için bir miktar Hindistan cevizi yağı da karıştırabilirsiniz.

Uyku Kalitesini Arttıran Yağlar

  1. Lavanta Yağı

Lavanta vücuttaki gerginliği azaltmaya yardımcı olması ve kasları rahatlatması ile bilinir. Yapılan araştırmalara göre yatak odasında lavanta yağı kullanan kişilerin kullanmayanlara göre yüzde 20 daha iyi uyuduğu söyleniyor.

  • Kediotu Yağı

Kediotunun kokusu en muhteşem koku olmayabilir. Ancak çok rahatlatıcı olduğu bir gerçektir, eğer çok rahatsız oluyorsanız diğer yağlarla karıştırabilirsiniz.

  • Portakal Çiçeği Yağı

Portakal çiçeği birçok parfümün içinde bulunan ve hipertansiyon sorununa iyi gelen bir doğal yağdır. Düzgün bir uyku uyumanıza da yardımcıdır.

  • Adaçayı Yağı

Rahatlatıcı kokusuyla uyku kalitenizi arttırmanızı sağlayacak bir diğer yağ. Stresi azaltma özelliğiyle bilinen adaçayı yağı rahat bir uyku çekmenizi sağlar.

  • Sandal Ağacı Yağı

Sandal ağacının en iyisini bulmak zor olabilir. Ancak gerçeğini bulursanız, insomnia sorununuza çare olabilir.

  • Sedir Ağacı Yağı

Topraksı kokular seviyorsanız, sedir ağacı tam siz için. Rahatlatıcı kokusu rahat bir uykuya geçiş sağlar.

En Moda &Trend Saç Modelleri

Saç modelleri mevsimlerle birlikte değişiyor. Rahat kullanımlı ve pratik saç modelleri yazın favorisi, cool görünümlü saç modellerinden vazgeçilmiyor. Birbirinden zahmetli saç bakım rutinlerine ihtiyaç duymadan hazırlanmak istemiyorsanız saçınızı kısa kestirmeniz en doğrusu.

Kısa saçın büyüsü sizde kapılanlardansanız ve modeline karar veremiyorsanız bir araya getirdiğimiz saç modellerine hemen göz atın.

Bob Saç Modeli

Önlerden arkaya doğru kısalan bob modeli, modern bir görüntü sağıyor. Aynı zamanda ideal ve genç gösteren bu model hacimli ve dolgun saçlar isteyenler içinde ideal.

Küt Kısa Saç Modeli

Düz saçların en popüler modellerinden olan küt saçlar, uzun saçtan kısa saça geçince büyük rahatlık hissettiriyor. Kabaran ve ekstra bakım isteyen düz saçlar için en ideal modellerdendir.

Katlı Kısa Saç Modelleri

Bob saç modeli gibi katlı kısa saç kesimi de ince telli ve sönük saçlara sahip olanların en büyük tercihi. İnce telli uzun saçlara dolgun ve havalı bir kesim arıyorsanız doğrusu bu model!

Kısa Kıvırcık Saç Modeli

Uzun ve kıvırcık saç modeli oldukça zor! Kıvırcık saçlara sahip olanlar için en pratik yok yandan ayrılan kısa saçlar. Yapımı kolay, yandan ayrılan kıvırcık saçlar için bu modeli deneyebilirsiniz.

Pixie Saç Modeli

Cesur saç kesimi isteyenler korkusuzca asimetrik kesimi deneyebilirler. Yanlardan asimetrik bir kesimle kendinize öz bir imaj elde edebilirsiniz. Düz saçlar bu modeli rahatlıkla kullanırken kıvırcık saçlar içinde ayrı bir hoşluk oluyor.

Güzelliğin Sırrı Gece Bakımı: Kusursuz Bir Cilt

Gece bakımının önemini sizler için araştırdık. Gece bakımında dikkat etmeniz gerekenler burada! Cilt uyku sırasında yapılanma ve eski haline gelme için çalışır. Gece bakımı da uyku sırasında yaşanan bu durumu destekler. Gece bakımının önemini ve sıralamasını nasıl yapmalısınız, bakalım.

Cilt Sağlığı & Uyku İlişkisi

Uykudan önce yapılması gereken cilt bakımında en önemli nokta uyku. Biyolojik sistem ve cilt metabolizması akşam saatlerinde hızlı bir şekilde çalışmaya başlar. Özellikle 23.00 ve 04.00 saatleri arasında oldukça hızlı çalışır. Bu saatlerde uyku da olmaya özen göstermelisiniz.

Kaliteli ve doğru bir uyku için telefonsuz, ışıksız ve karanlık bir odada uyumanız önemli. Çünkü iki gözümüzün arasındaki optik okuyucular mavi ışığı ya da telefon sinyalini algılıyor ve komut veriyor.

Gece Bakımının Önemi

Cilt uyku sırasında yeniden yapılanmaya geçiyor. Cildin ısısı yükseldikçe daha ince ve daha geçirgen bir hal alıyor, dolayısıyla tedavilere daha duyarlı hale geliyor. Gece bakımı ise uyku sırasında içeriden gerçekleşen onarıma, dışarıda destek veriyor. Gündüz uyguladığınız bakım rutinini biraz daha yoğunlaştırıp yaparsanız yıllara meydan okuyabilirsiniz.

Gece Bakımı Hangi Sırası Nedir?

Cildinizin derinlemesine temizlenmesi ile bakımınıza başlamalısınız. Kozmetik ürünleri ve güneş koruyucuların kalıntılarını kolayca temizlemek ve çift aşamalı bir bakım yapmak en doğrusu.

Haftada bir veya iki kez peeling yapın ya da etkili maske uygulayın. Açılan gözenekler sayesinde cildiniz uygulayacağınız ürünleri rahatça emer.

Nemi cilde hapseden tonikler kullanın. AHA veya BHA gibi kimyasal soyucular içeren tonikler gözeneklerinizi açacak ve ölü deriden kurtulmanızı sağlayacak. Hücre yenilenmesini hızlandıracak. Ancak hassas bir cildiniz varsa bu gibi tonikleri her gün kullanmamanızı öneririz.

Yaş alma belirtileri önce göz çevresinde oluşuyor. Göz kenarlarındaki ince çizgileri en aza indirmek için göz çevrenizi mutlaka nemlendirin.

Gece ve Gündüz Bakımının Farkı

Cildiniz gece ve gündüz ihtiyaçları birbirinden farklı. Gün içinde güneş ışığı, hava kirliliği gibi etkenlerle baş başa kalıyor. Buna uygun bir bakım yapmanız gerekiyor. Mesela güneş kreminiz olmadan asla dışarı çıkmamalısınız.

Gece bakımındaysa cildinizi onarmaya ve yenilemeye odaklı olmalısınız. Akşamları yağ bazlı ürünler kullanarak bakımınızı tamamlayabilirsiniz.

En İyi Tüy Alma Yöntemleri: 5 Farklı Yöntem Ve Etkileri

Tüy alma yöntemleri her zaman günden güne gelişecek ve tartışma konusu olacak gibi gözüküyor. Kaldı ki tüylerini almak ya da almamak tamamen kişisel bir tercih. Almak isteyenler içinde pek çok mevcut. İşte vücudunuz için en önemli yöntemin hangisi olduğunu bulmak için bir fırsat!

Ağda & Şekerli Ağda

Uzun vadeli etkisi ile her zaman kullanılan bu yöntem limon suyu, şeker ve sudan oluşan bir yöntemdir. Kaşlarımızdan ayaklarına kadar her yerinize ağda yapabilirsiniz. Tüm cilt tiplerine ve tonlarına aynı işlevi yapacaktır.

İstenmeyen tüylerin alınmasının en nazik yolu şeker ağda.

Tüy Sarartma

Küçük bölgeler için ideal olan ancak göz çevresine çok yakınlaştırılmaması gereken işlem. Ancak sarartma işlemi tüylerin ne kadar hızlı uzadığına ve etkisinin ne kadar süreceğine bağlı olarak değişmektedir.

Tüy Dökücü Krem

Basit ve maliyetsiz bir yöntemdir. En az acılı olan ve risksiz bir yöntemdir. Geniş alanlarda veya daha zor ulaşılması yerler kullanılabilir. İlk kez tüy almak isteyenler için harika bir başlangıç seçeneği olabilir.

Tıraş Olmaz

Kullanımı kolay ve hızlı olması en çok tercih edilen yöntem olmasının sebebi. Yine de keskin bıçaklara dikkat etmelisiniz. Bacak bölgesini aldıktan sonra nemlendirici sürmek, bikini bölgesini alırken cildi germek önemlidir.

Epilatör

Pek çok bölgede, özellikle bacaklarda uzun vadede etki göstermektedir. Ancak ne kadar sürede uygularsanız o kadar az acıtır ve mükemmel bir görünüm sağlar.

Cilt Tahrişine Ne İyi Gelir: Cilt Bakımı

Tahriş olmuş bir cilde ne iyi gelir? Özellikle maske taktığımız şu süreçte cildimiz, dezenfektan ve kolonyadan yıpranmış ellerimize ne iyi gelir sorularının cevabı burada.

Cildimizde oluşan tahrişler vücudumuzun dış çevre ile en sık temas eden bölgeler olan elimiz ve yüzümüzde meydana gelir. Cilt tahrişinin birçok sebebi var, bunlar nelerdir bakalım.

Cilt Tahrişi Neden Olur?

  • Sık sık el ve yüz yıkama, aşırı sıcak ve aşırı soğuk sular kullanmak. En başlıca sebeplerdendir.
  • Kuru ve hassas cilt yapısı.
  • Kronik güneş hasarı.
  • Genetik aktarım.
  • Demir ve vitamin eksikliği.

Cildimiz en önemli organımızdır. En büyük görevi vücudumuzu dışarıdan gelen hasarlara karşı korumaktır. Cildimiz sürekli kendini yenileme halindedir, cildimizin üst tabakası (epidermis) ortalama 28-35 günde kendini yenilerken, alt tabakası (dermiş) 4 ile 6 günde kendini yeniler.

Bu yenileme durumu sürekli devam eder. Çeşitli çevresel etkenlere, cilt yapımıza ve hastalıklara bağlı olarak cildimiz, zaman içerisinde daha kolay tahriş olmaya başlar. Genetik yaşlanma süreci de cildimizin kolay tahriş olmasında önemli bir etkendir.

30’lu yaşlarda sonra cildimiz her yıl %3 oranında cilt kalitesi ve bariyer özelliğinde genetik olarak kodlanmış bir kayıp yaşar. Özellikle düzensiz yaşam, aşırı alkol alımı ve bazı hastalıklar cildimizdeki bariyer özelliğinde oluşan zayıflamayı hızlandırdığını belirtmeliyim.

Cildimizdeki tahrişi özellikle yüzümüzde ve ellerimizde yani dış etkenlerde en çok maruz kalan bölgelerimizde sıklıkla görünür. En sık dış etkenli sebep kronik güneş hasarına bağlı oksidan hasar ve cildimizde nem dengesinin bozulmasıdır.

Cilt Tahrişine Ne İyi Gelir?

Peki cilt tahrişine ne iyi gelir sıraladık;

Genetik olarak açık ve kuru cildiniz varsa sıcak sudan uzak durmalısınız.

Duş esnasında keselenme ve duş jelleri ile sık yıkanma gibi huylardan vazgeçilmelisiniz.

Sağlıklı bir cilt yapısı için 3 günde bir duş almak yeterlidir. Sık ve sıcak su ile duş almak cildinize iyi gelmeyebilir.

Bazı kronik hastalıklar cildinizin bariyerini zayıflatır, çabuk tahriş olmaya başlar.

Eğer cildinizin yağlı ve cilt kalitesi iyiyse, tahriş çatlama gibi durumlarda mutlaka dermatoloğa gitmelisiniz.

Genç ve Dinamik Cilt: 3 Bakım Önerisi & 5 İpucu

Kış mevsimini atlattık, ama cildimizde hasar kaldı mı? Baharın yeni başlangıç ve yeni heyecanlara açtığı kapıda bakım yapmak mükemmel bir zamanlama. Yeni bir mevsime ve yaza hazır, canlanmış yenilenmiş bir cilt için yapabileceğiniz cilt bakım ipuçlarıyla geldik.

Günlük yorgunluk ve dış etkenlerin verdiği zararlar cildinizi yıpratmış olabilir. Ancak cilt temizliği sadece bakım ile değil aynı zamanda içten bir temizlikle de olmalıdır. Yoga veya meditasyonu düşünebilirsiniz, kitap okuyabilir ya da bir diziye yoğunlaşabilirsiniz.

Cilt Bakım Ürünlerinize Göz Geçirin

Bahar temizliği için cilt bakımı ürünlerinizi bir kez gözden geçirin. Tarihi geçmiş ürünleri atın ve yenileri için yer açın.

Cilt Bakımına Zaman Ayırın

Akşam yaptığınız cilt bakımınız cildiniz için önemlidir. Cildiniz soğuktan kurumuş veya yıpranmışsa cilt yapınıza uygun Ph oranını düzenleyecek ürünler seçmek cilt sağlığınız açısından oldukça önemlidir.

Cilt bakımınıza parlaklık veren ürünler tercih etmelisiniz. Havalar ısındığında peeling tarzı ürünler yerine C, E vitamini ve hiyalüronik asitli ürünler kullanın.

Ölü Derilerden Kurtul

Yazlık kıyafetleri rafa çıkarmak gibi düşünebileceğiniz bu peeling aşaması için cildinize vücut losyonu içeren bir peeling ile masaj yapın.

Genç Cilt İçin 5 İpucu

En iyi halinizle her anınızı yakalamak için bakım rutininize önem verin. 5 adet kural ile bunu yapmak mümkün.

Sabah Akşam Serum Uygulayın

Serum cilt için en iyi nemlendirici ve sıkılaştırıcı etkiye sahiptir. Hiyalüronik asit, amino asit, A,E ve C vitaminleri içeren ürünler tercih edin.

Cildinizin Nem Oranına Değer Verin.

Cildinizin genç kalmasını sağlayan en önemli etmen cildin nem oranıdır. Bu yüzden su tüketimine önem verin, 40 yaşından sonra cildiniz kolay tahrip olur bu yüzden cilt yenileyen ve nemlendiren ürünler seçmelisiniz.

Güneş Kremi Sürmeden Çıkmayın

Hava nasıl olursa olsun güneş kremi kullanın. Size uygun güneş kremini bulmak için cilt tipinizi, özelliklerini ve rengini göz önünde bulundurun. Ayrıca boynunuza da güneş kremi sürmeyi unutmayın.

Göz Çevresini Koruyun

Hassas ve ince bir dokuya sahip olduğu için iyi bir yaşlanma karşıtı krem ile göz çevrenizi koruyabilirsiniz. Kırışıklık gideren besin kullanırken, gözlerinizi kısarak etrafa bakmak kay ayaklarınıza iyi gelmeyecektir bunu unutmayın!

Daha Parlak & Güçlü Saçlara Sahip Olmak İçin 6 Yol

Güzellik bir bütündür. Güzel bir cilt, ışıldayan saçlarla bu bütünü tamamlamak mümkün. Görünüşümüzün yarattığı “algı” için saçlar çok önemli. Her kadının ya da saç tipinin ihtiyaç duyduğu bir rutinde istenen sağlıklı saçlardır.

Parıldayan saçların ışıl ışık göz alması için uygulayacağınız altı yol bu yazıda.

Mevsim değişiklikleri veya çevresel faktörler saçlarınızı olumsuz etkileyebilir. Günlük aşamda benimseyeceğiniz birkaç alışkanlık ve bakım rutininize ekleyeceğiniz birkaç değişiklikle avantajlı bir durum elde edebilirsiniz! Adımlarımıza bakalım;

İyi Beslenme

Cildinizde veya saçınızda sağlıklı bir görünüm için ilk adım içten gelen güzellik! Beslenme düzeninizin güzelliğinize avantaj ya da dezavantaj sağladığını bilmelisiniz. Bu konu hem cildiniz hem de saçınız için geçerli. Parlak ve sağlıklı saçlar için temek bir beslenme alışkanlığı oldukça önemli. Almanız gereken vitamin ve mineralleri atlamadan almalısınız.

Vitamin, mineral ve proteinlerin kan yoluyla saç köklerine ulaşması böylece saç yapısını güçlendirmesi büyük bir öneme sahip. Besin değeri yüksek gıdalarla kuru, kırılgan ve mat saçlara veda edebilirsiniz.

Saçlarınızı Ilık Su ile Yıkamalısınız

Kişisel hijyen rutininizin bir parçası olan duş aslında tüm bakımlarınız için oldukça önemlidir. Bu aşamadaki dikkat edeceğiniz şey; saçınızı çok sıcak su ile yıkamamaktır. Çok sıcak su saçtaki asit ve koruyucu lipit tabakayı eriterek saçınıza zarar vermekle kalmaz, yıpranmaya sebep olan etkenlere saçınızı korumasız bırakır. Diğer bir olumsuz yanıysa saça asıl parlaklık veren ve besleyen, saçın kendi ürettiği yağ olan “sebum”  dengesini bozar. Bunlardan kaçınmak için saçlarınızı iki günde bir ılık bir su ile yıkamak ve kurutmak en doğrusudur. Hatta duştan çıkmadan önce saçınıza biraz soğuk su tutmak daha faydalıdır.

Ürünleri Doğru Uygulamalısınız

Saç tipinize uygun bir ürün kullandığınızı düşünüyorsunuz. Peki ürünü doğru kullanıyor musunuz? Saçınız kendi parlaklığı ve nemi için “sebum” üretimi gerçekleştiriyor. Buna zarar vermeden bir bakım yapmak çok önemli. Sebum üretimini etkilememek için yaptığınız bakımı saç diplerinden biraz daha uzak, saç boyları ve uçlarına uygulamak daha doğrudur.

Koparak Kırılmaları Engelle

Banyodan sonra saçlarınız nemliyken daha esnek bir haldedir. Bu esneklik saçların taranması açısından en elverişli zamandır. Koparak dökülmelerin ve kırılmasını böyle azaltabilirsiniz.

Aromaterapi & Saç Bakımı

Özellikle kış aylarında bu bilgiyi sıkça hatırlamalısınız. Soğuk kış aylarında cildinizin kuruması ve ekstra bir neme ihtiyaç duyması durumuna alışıksınız. Ancak bu saçlarınız içinde böyle! Saçlarınızda kış aylarında daha çok neme ihtiyaç duyar. Alanınızı ısıtmak için kullandığınız ısıtıcılar için ortamın havasını ekstra kurutabilirsiniz.

Alanınızda nem sağlamak için aslında kullandığınız aromaterapi yöntemlerini denemelisiniz. Böylece hem hava nemlendiricisinden hem de esansiyel yağların etkilerinden maksimum yarar sağlayabilirsiniz.

Kolajen Hakkında Bilmeniz Gerekenler: Kolajen Nedir?

Her zaman genç bir cildin sırrı olan kolajen hakkında kapsamlı bir araştırma yaptık. Sağlıklı bir cilt için merak ettiklerinizin cevabı için okumaya başlayalım!

Öncelikle kolajen; vücudun temel yapı taşı olan bağ dokularındaki ana proteindir. Vücudumuzdaki tüm proteinlerin %30’unu oluşturur. Kolajen ciltte, kemikte, eklemde kan damalarında bile bulunur.

Bu anlatılan kolajenin cilt için kullanım sebebi ise cilde sıkılık ve dinç bir görünüm vermesidir. Zamanla kolajen üretimi azalacağı için cildin ihtiyacı olacak kolajen miktarını dışarıdan alabilirsiniz.

Peki Kolajen Kullanmaya Nasıl Karar Verilir?

Kolajen doğduğunuz andan itibaren vücudumuzda doğal olarak bulunan bir proteindir. Ancak, yaş aldıkça kolajen üretimi yavaşlayabilir. Buna bağlı olarak destek vermeye başlayabilirsiniz. Azaldığı durumlarda gözle görülür şekilde sarkmalar ve kırışıklıklar meydana gelebilir.

Kolajen üretimi bir tek erken yaş alma durumunda yavaşlamaz. Güneş gibi ultraviole hasarı, stres hasarı, işlenmiş ürünler tüketmek, sigara ve alkol gibi daha birçok sebepten yavaşlaması mümkün.

Kolajen Kaybını Durdurmak

Kolajen kaybını durduramayabilişiniz. Ama bu kaybı azaltmak mümkün, nasıl mı? Bakalım:

  • A Vitamini açısından zengin besinler tüketmelisiniz.
  • C vitamini açısından zengin besinler tüketmelisiniz.
  • Bol su içmelisiniz.
  • Günlük alınması gereken aminoasit ve protein miktarını tamamlamalısınız.
  • Kırmızı sebze ve meyveler tüketmelisiniz.
  • Sigara ve alkolden kaçınmalısınız.

Kolajen Ne Kadar Kullanılmalı?

Yaş ve cildinizdeki deformasyona göre kullanımınız değişebilir. Kolajenin etkisini görebilmek için en az 3 ay kullanmanız gerekir. Bu 3 aylık süreçte hiç ara vermeden kullanmak önemlidir. Çünkü bioaktif peptitler gastrointestinal sistemde emilerek kana karışır ve 1 saat içerisinde kolajen ihtiyacı olan hücreye uyarı da bulunur. Ancak bu uyaranlar birkaç günde kaybolur. Ara vermeden kullanmanın sebebi budur.